Gösterişi sevdiğini söyleyen Berna Laçin, evinin kapılarını InStyle Home dergisine açtı.
Berna Laçinin Kandillideki evi renkli aksesuvarlarla dolu. Gösterişli ve göz alıcı şeyler tam bana göre diyen oyuncu, bir biblo dükkanı kadar zengin ve eğlenceli hale getirdiği evinin kapılarını InStyle Home dergisine açtı.
Berna Laçin (39) ve eşi Tolga Eşiz (39), kızları Ada (7,5) ile bu eve bir yıl önce taşınmış. Ama evi iki yıl önce satın almışlar. Her ne kadar taşınma konusunda kararlı olsa da, eski eviyle vedalaşmasının öyle kolay olmadığını anlatıyor Laçin: Daha önce Dragosta yaşıyorduk. O evimizi de çok severek ve emek harcayarak dekore etmiştik. Dokuz yıl sonra birden bire içimde taşınma isteği nasıl doğdu ben de bilmiyorum. Tolgaya söylediğimde çok şaşırmıştı.
Laçin, hızlı düşünüp hızlı hareket edenlerden. Çok enerjik olduğu her halinden belli. Evi bulmam da hızlı oldu o yüzden diyor gülerek ve hâlâ düşündüğü hızda konuşamadığı için kendinden şikayetçi.
EVİ İNTERNETTE BULUP BEĞENDİ
Bir İspanya seyahati sonrası yeni bir ev arama fikrini eyleme dönüştürmüş: Gelir gelmez, internette sahibinden.com adlı siteye girdim. ıstediğim tüm kriterleri işaretledim. Karşıma çıkan Ayışığı Soyak Evleri sitesiydi sadece. Hemen görmek istedim burayı. Eşim daha ne olduğunu anlamadan, Dur ben de geleceğim dedi ve burada bulduk kendimizi. ıçeri girdiğim anda eve içim ısındı. Daha dolaşmayı tamamlamadan kararımı vermiştim.
Bir sitede yaşamayı hiç düşünmemiş aslında: Çocuğunuz olunca ister istemez yaşam tarzınızda değişiklikler olabiliyor. Burası aynı zamanda mimari ödül almış bir siteydi. ıç içe olan o klasik sitelerden değildi, bu yönü beni cezp etti.
İKİ UCU DELİK EV
380 m²lik tripleks ev, geniş yeşil bir bahçeye, oradan da havuza açılıyor. Giriş katında içinde banyosu olan bir odası, misafir tuvaleti, salonu ve büyük bir mutfağı var. Camın önü boydan boya kış bahçesi olarak düşünülmüş. Üç yatak odası ve turkuvaz çalışma odası üst katta yer alıyor. Çalışma odası asma katta konumlanmış. Bu katta iki banyo daha bulunuyor. Evin en alt katı ise depo ve giyinme odalarına ayrılmış.
Evde her köşeyi iyi değerlendirmiş Laçin. Birkaç değişiklik de yapmış: Kapılar değişti ve beyaz lake yapıldı. Banyolar pratik ve steril gözükecek şekilde yenilendi. Üst kat odaları beyaz ahşap parke ile döşendi. Çini taşı estetik bulduğu için girişte ve mutfakta görmek istemiş. Buraya, ıki ucu delik ev diyorum diye konuşuyor Laçin. Evi beğenme sebeplerinden biri de bu galiba. Evin girişiyle hemen karşısındaki bahçeye açılan kış bahçesi ona kullanışlı ve sempatik gözükmüş: Burayı ferah yapan önemli bir detay bu.
BİBLO MERAKIM HAD SAFHADA
Gösterişli kristal Bakara avizelere ve ıtalyan Capodimonte, ıspanyol Lladro porselen biblolara olan merakının had safhada olduğundan bahsediyor Berna Laçin. Kendini kaybediyormuş bunları satan dükkanlara girince. Çocukluğundan beri bu merakı varmış. Yıllar içinde ıspanya ve İtalyadan topladığı bu porselen biblolar için koleksiyoner kartı almış sonunda.
Yanında kartının olmadığı bir seyahatte bir köpek biblosunu satın alabilmek için mağaza sahibiyle nasıl bir mücadele verdiğinden bahsediyor: Uçağı kaçırmayı bile göze almıştım. Neyse ki usulüne uygun başka birinin kartıyla, dükkan sahibini ikna etmeyi ve bibloyu satın almayı başardım!
ANTİKA SÜS GİBİ DURMAMALI
Evin dekorasyonuna gelince... Modern ve antika parçaları bir arada kullanmayı seviyor ünlü oyuncu: Antika parçalara çok meraklıyım. Ama süs gibi durmamalı öyle. Çukurcumadaki İstanbul Antikten Mertay sık ziyaret ettiği adreslerden. Orta sehpanın ve yemek masasının üzerindeki aksesuvarlar salonuna altın ışıltısı katmayı iyi başarmış. Altın rengini seviyorum. Apliklerin gövdesini de sırf bu yüzden altın kaplama yaptırdım diyor.
LATİN MÜZİĞİYLE YEMEK PİŞİRİYOR
Salon duvarı için ışıltı veren kağıtlar seçmiş. Gösterişli ve göz alıcı şeyler tam bana göre diyen Laçin, bu yönünü Aslan burcundan almış olabileceğini söylüyor gülümseyerek. şu sıralar evde vakit geçirmenin keyfini çıkarıyor. Latin müziği eşliğinde şarabını açarak yemek yapmak üzere mutfağa girdiğinden bahsediyor.
En büyük keyiflerinden biri de pazar sabahları eşinin Çengelköy Fırınından eve sımsıcak çıtır simitlerle dönmesi. Bir ızmirli olarak gevrek diye düzeltiyor hemen ve ekliyor: İzmirDen gelen özel tulum da yanında olmak şartıyla tabii.
ıçeri seslenerek çay saatinin gelmiş olduğunu söylüyor herkese ve Bu evde her an aslında simit ve çay saati galiba diyor neşeli bir ifadeyle.
EVDEKİ EN KARAKTERLİ ODA KIZIM ADA'NINKİ
Berna Laçinin kızı Adanın odasındaki duvar kağıtları, La Via Designdan. Laçin, odayı tasarlarken kızının görüşlerini de almış: Kızım dört duvarını farklı kağıtla kaplatmak istedi. Öyle şey olur mu? derken bir baktık en karakterli odalardan biri onunki olmuş.
ANNE - KIZ İLİŞKİSİNİ ANLATAN BİR KİTAP YAZACAĞIM
Mutfakta kızıyla vakit geçirmek en büyük keyiflerden biri Berna Laçin için. Ben bir şeyler yaparken eşim ve kızım bana eşlik edebilsin diye büyük bir tezgah ve bar yaptırdım mutfağıma derken, ileride anne-kız ilişkisini anlatan bir kitap yazmayı planladığını da söylüyor.










5/2/2010 | Kategori:
UNLULERIN EVLERI
|
Yorum (
yok
)
Yorum yaz!
Baglanti

Ajda Pekkan, her dönem ‘ikon kadın’ olmayı başarıyor. Yıllardır yorumladığı şarkılarla yüreklere sesleniyor, zevkli giyimiyle adından söz ettiriyor. Zamanı lehine çevirmeyi başaran popun divası, bilinmeyen dünyasını InStyle Home dergisi için araladı, Arnavutköy’deki evinin kapılarını açtı.

Arnavutköy’de bir korunun içinde yer alan bu apartman dairesine girdiğimizde kapının ardında sevimli bir İran kedisi beliriyor. Adı Beyaz... Kahverengi koyu ahşap parke üzerinde pamuk topu gibi yuvarlanıyor bizi görünce. Pekkan’ın sağ kolu Etel, odadan odaya koşturmaca halinde. Telefonlar bir saniye susmuyor. Evdeki yardımcıları sürekli bir arzumuz olup olmadığını soruyor. Evin ve çalışanların bu dinamizmi bize ilk olarak organizasyonu güçlü birinin evinde olduğumuzu düşündürtüyor. “Hem de nasıl!” diyerek asistan Etel onay veriyor.

Pekkan henüz ortalarda gözükmüyor. Durumdan istifade, Sherlock Holmes misali salonda incelemelerimize başlıyoruz. Oldukça modern döşenmiş bir ev onunki. Sade ve Uzakdoğu işi mobilyalar dengeli kullanılarak salonda güzel bir armoni yakalanmış. Aile fotoğrafları ise salonun başköşelerini kapmış gözüküyor.
Evin tüm duvarları beyaz. Salonda az ve öz ama zevkli aksesuvarlar dikkat çekiyor. Cam şamdanlar, eski varak ayna, gümüş tepsi içinde eski görünümlü cam şişeler buraya renk katmış. Salonun köşesinde duran süslenmiş çam ağacı, altındaki hediyeleriyle merak uyandırıp, yaklaşmakta olan yılbaşı için insanın içine mutluluk veriyor şimdiden.

YATAKLA ZOR VEDALAŞIRIM
Sanki yakın ve zevk sahibi bir arkadaşımızın çok tanıdık, samimi bulduğumuz evindeymişiz gibi bir his duyuyoruz bu evde. “Spotların altındaki Ajda hakkında herkes fikir sahibi ama ya konser sonrası evine geldiğinde neler yapmaktan hoşlanır, evde nasıl bir yaşamı var?” diye aklımızdan geçen sorulara senaryo yazarken, onun salonda çınlayan güzel sesiyle hayal aleminden gerçek dünyaya dönüyoruz birden.

“Hoş geldiniz, iyi baktılar mı size?” diye o kadar sıcak bir şekilde konuşmaya başlıyor ki, ona sarılmamak işten değil. Üzerinde çok şık duran kadife Diane von Fürstenberg bir elbise var. Yumuşacık elini sıkarken kremini elimizde hissediyoruz. Biz sormadan o anlatmaya başlıyor. “Kremsiz bir gün geçirdiğimi hatırlamam” diyor gülümseyerek ve cildinin ne kadar kuru olduğundan bahsediyor. Bir taraftan da ev yaşantısını anlatıyor bize: “Sabah yatakta kahvaltı yapmaya bayılırım. Yatakla zor vedalaşanlardanım. Uykucu olduğumdan değil ama. Gördüğünüz bu salon ofisim aslında. Yan taraftaki daire asıl yaşam alanım. Yatak odam, banyo ve giyinme odam o tarafta.”

İŞ TEMPOMDAN EVİMLE BİLE İLGİLENEMİYORUM
Pekkan, eve taşınmadan önce içini kendi yaşam tarzına uygun bir şekilde çok kullanışlı çizdirmiş. 10 yıl önce site yapılırken almış bu iki daireyi. “Kız kardeşim de hemen alt katımda. Evlerimizin dekorasyon tarzı benzer” diyor gülerek. Bir ara sırf köpekleri ve kedileri var diye Polonezköy’de yaşamış. “Neyse ki yakında yine bahçeli bir yaşama geçeceğim ve onları da orada mutlu mesut göreceğim. Lokasyon seçimlerimi onlara göre belirliyorum. Sırf bu yüzden Boğaz’da oturmayı çok arzu etsem de kedili köpekli yaşamıma uygun olmayacağından vazgeçmiştim bu sevdadan” diye anlatıyor ve ekliyor: “Seyahat ettiğim için evimi çok özlüyorum bazen. Buranın sıcak ve rahat olması için elimden geleni yaptım. Çoğu mobilya özel yapıldı.”

Gurme biri olduğunu ama kendini tuttuğu için mutfağa girmediğini söylüyor. “Ne iş yaparsam yapayım hakkını vermeyi seviyorum. Yemek yapacaksam da ocağın başında ben olmalıyım ve yemek kokmalıyım” diyor içtenlikle. Formunu ormandaki yürüyüşler ve eve gelen trainer’ı sayesinde koruduğunu söylüyor. “Sabahtan akşama bakımlar yapan biri zannedilirim. Halbuki alakası yok. Yoğun iş tempomdan evimle bile ilgilenemiyorum çoğu zaman. İşimde çok detaycıyım. Evde artık teferruatlarla uğraşacak hâl kalmıyor bende” diye samimi bir itirafta bulunuyor.

BU İŞİ YAPMASAYDIM ŞİMDİ MODACIYDIM
Ünlü sanatçı, “Bugün bu işi yapmıyor olsaydım, modacıydım. İçimde kaldı. Kumaşlarla haşır neşir olmak ve onlara kendi yorumumu katabilmek isterdim” diyor gözleri parlayarak. Biz de hiçbir şey için hayatta geç kalınmadığını, bu yıl Kova burcu kadını olarak şansın zaten ondan yana olacağını hatırlatıyoruz. Kate Moss ve Madonna’nın Top Shop ve H&M için nasıl ulaşılabilir fiyatlarda koleksiyon tasarladığından bahsediyoruz sonra da.

“Haklısınız, bakın sevdim bu fikri” diyor muzip bir ifadeyle. Pekkan sahnede şatafatlı ve gösterişli giyiniyor olabilir ama evinde sadeliği ve asaleti vurgulayan rafine detayların kadını. “Özel hayatımda kendimle ve ruhumla örtüşen şeylere yer var sadece” diyor ve bunu evinde de başardığını kanıtlıyor bize.

AJDA İLE HEP BERABER
* Kılık kıyafette ilk adres?
- Beymen, Vakko ve Zara.
* Başucunuzda daima...
- Mevlana’nın Mesnevi’si, dekorasyon ve moda dergileri olur.
* CD alışverişi?
- D&R ve Beyoğlu Lale Plak.

* Beğendiğiniz modacılar?
- Alexander McQueen, Sonia Rykiel ve Armani.
* Çanta klasiği?
- Hermes.
* Vazgeçemediğiniz takı?
- İnci kolyem. Bir de kulaklarımdan hiç çıkarmadığım minik küpelerim.
* Evdeyken daima ayağınızda...
- Renkli Crocs’lar olur.
* Mutfak alışverişi?
- Migros ve Macro. Özellikle baharat ve soslara çok meraklıyım.

28/1/2010 | Kategori:
UNLULERIN EVLERI
|
Yorum (
yok
)
Yorum yaz!
Baglanti
<<Önceki Sayfa |1/23|